Kumral Ada Mavi Tuna-Buket Uzuner

Hayatta ne zaman mutlu olsam, bunun en iyi günlerim olduğunu hatırlatacak bir mutsuzluk habercisi daima karşıma çıkmıştır. Ya bizim kültürümüz bunlardan çok fazla yetiştiriyor ve ihraç edilemez olduklarından başımıza kalıyorlar, ya da dünkü mutsuzluklarını şimdiki zamanda yenmeye uğraşmayanlar, başkalarının mutluluklarını da sınırlayarak teselli buluyorlar!

**

Birisini sevmekle gelen o inanılmaz hoşgörünün gücü azaldığında, ayrıntılar bile batar insana.

**

Kıştı; İstanbul’un sis ve lodosla küsüp üşüdüğü bir gündü. Tam, insanın içindeki bütün kurtların ayaklandığı bir hava.

**

Bazen bütün malzemeler ve ölçüler doğru da olsa yemek lezzetsiz olabilir.

**

Kendi inşa ettiğimiz hapishanelerde yaşıyoruz; adına ev, aile, akrabalar, töreler diyerek… Sonra bu duvarların arasında boğulup, çıldırıyor, ama yıkılmasın diye de uğruna hayatımızı siper ediyoruz.

**

Kim yaşamı tamamen düzene sokabilmiş ki? Düzene girecek bir şey midir yaşam? Her an her şeyin olası olduğu, sahiplenilmiş hiçbir aşkın soluk olmadığı, süreklilik denen şeyin delik deşik edildiği bir zaman tünelinde, yaşamı düzene sokmak ne demektir Allah aşkına? Kim uydurur bu kavramları ve salar toplumun üstüne?

**

“Bak sana ne söyleyeceğim, genç ve sağlıklı bir insanın ölümü kurtuluş sanmasından daha kötü hiçbir şey, ama hiçbir şey yoktur dünyada. Bunu sakın ama sakın unutma! Tamam mı?”

“Tamam Mutlu, bunu unutmam,” dedi Tuna iç geçirerek.

“Çünkü, ölümü kurtuluş olarak gösteren koşullardan daha zalim, daha berbat bir düzen olamaz!

Instagram hesabımız kitapfoto

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın