Marla – Asfur

Mardin’de bir çocuk vurulup on üç yerinden,
Ölümüyle bir terörist eylem gerçekleştirir.
Çığlığı Bağdat’ta bombalarla yankılanır.
Ağrı’da bir kaçakçı çığ altında kalır;
Cesedinin üzerinde yıldızlar,
Yankısı yerel gazetelerde kalır.
Marla;
Bir direniş çatırdayarak kopar gövdesinden ülkemin,
Acısı ölenlerin annelerinde;
Yankısı bir piç gibi İstiklal Caddesi’nde kalır.
Zaman tükenir, saatler durur.
Rüzgar bırakır türküsünü,
Ne soğuk kalır ne sıcak,
Ne açlık kalır, ne sigaram.
Bu puşt gecelerde bir tek gülüşün kalır.
Yankısı,
Kılcal damarlarımda kalır.
Marla!
Urfa’da bir çocuk gelin uçurumdan atlar,
Duvağı kayalıklarda kalır.
K
A
L
I
R
Da;
Göz yaşlarım ciğerimi kavurur,
Alır başımı giderim bir uçuruma bende.
Ama cesaretim cebimde saklanır,
Ruhum atlar da bedenim askıda kalır.
MARLA!
Ben kendimi hangi uçurumdan atarsam atayım,
Bedenim düşüp gülüşünde parçalanır.
Bir kömür madeninde;
işçilerin gözlerinde umudum kalır.
O’nda bile taşeronların gözleri kalır.
İsmin Mezopotamya’da destan olur.
Seni Mem û Zin bile kıskanır….
Marla,
Filistin’de bir çocuk öksüz kalır.
Hiç tutukluk yapmaz katilin silahı da;
Cezası bir çığlıkla! Cehenneme kalır!
Zülfün Dersim’de bir ozanın türküsünde yer alır,
Dudakların Harran’da bir buğday tarlasında gelincik gelincik açar.
Nefesin Marmara’da  rüzgar misali Galata’ya vurur.
Sokak çocukları yüreğinde yatar da;
Gülüşün, Çukurova’da pamuk işçilerine bir yudum su olur…
Marla;
Zifiri karanlık geceyi yarıp geçen izli bir mermi,
Küller arasında bir avuç alev.
Marla;
bir mültecinin evine olan hasreti, göz yaşları, sitemi…
Karlar arasında,
Kırmızı montlu, beyaz tenli bir çocuk.
Marla! bir sahil şehrindeki deliliğim, çıldırışım, çığlığım…
Uzun karanlık bir yolda, zulamdaki son sigaram.
Hırpalanmış parmağımdan kağıdıma damlayan kanım.
Hiç bitmeyen kalemim.
Kalp dediğim zindanda siyasi bir suçlu.
Marla!
 Alacakaranlığım!
(Her ne şekilde, her nerede olursa olsun;
Rengi kırmızıdır Marla’nın.
Ve aslında  KIRMIZI’dır Marla)
Hem umudum hem çaresizliğim,
Kimsesizler yurdumun haylaz çocuğu,
Penceremden sızan gün ışığım.
Hayal-kurgu filmimin başkahramanı.
Marla!
Bilinmez bir diyara otobüs biletim,
Yolunu şaşırıp Sahra’ya düşmüş imbat’ım.
Fakir soframın değerli şarabı,
Ezberlediğim ilk şiirim,
Yüreğimi çatlatan depremim,
Tamahkar yanım!
(Yıllardır seni mi bekledim ben? 
Yoksa bu kanamalarım neden?)
Marla; nedendir senden kaçtığım halde sürekli sana tutuluşum.
Felaketim, celladım…
Ama hep umudum,
umudum.
İçtikçe sana, ayıldıkça yokluğuna varıyorum.
Marla!
Söyle hangi mey, hangi zehir, hangi büyü yokluğunu unutturur?
Yada getirir çok az tattığım varlığını bana?
Bir felaket bu, bir deprem.
Bense kimsesiz bir çocuk,
Dudağımda bir yakarışsın, bir dua!
Marla!
Çaresizliğim, göz yaşlarım.
Ama umudum hep umudum.
Marla!
Üzerime karabasan gibi çöküyor gece,
Soğuk işlemiyor vücuduma.
Kalemim donuyor, kağıdım yırtılıyor.
Şarabım dökülüyor,
Gece bile bana düşman!
Herkes, her şey bana düşman kesiliyor.
Soluk soluğa atıyorum kendimi sokağa;
Sokaklar boş, sokaklar tenha
A
D
I
M
                      A
                      D
                      I
                      M                        
Eksiliyorum, kanıyorum….
Bir ben varım sokaklarda birde aç köpekler.
Onlar can;  ben canan derdinde,
Koşturuyoruz sahile doğru.
Nefes nefese varıyorum,
Deniz dalgalı; yüzüme vura vura bağırıyor yokluğunu!
İçimdeki seni atıyorum denize,
Çınlamalar başlıyor, başım dönüyor!
Bütün evren seni fısıldıyor!
Ve haykırmaya başlıyorum:
Marla, Marla, MARla, MARLAAAAA!!!
Seni çıkardıkça içimden, daha fazla ekleniyorsun ruhuma,
Deniz seni vuruyor kıyıya;
Gözlerin bir yıldız gibi şavkıyor gökyüzünde,
Sıçrıyorum ama yetişemiyorum,
Ağlıyorum…
Marla!
Çoban yıldızım benim!
Özlemim,
Eksikliğim,
En güçlü ve aynı zamanda en güçsüz yanım…
Islanmış bir köpek gibi kalıyorum kıyıda,
Nerdesin?
Kim sakladı seni?
Hangi mahalle? Hangi ev? Söyle!
Çaresizlik sızlatıyor yüreğimi,
Yalpalayarak geri dönüyorum.
Her adımda seninle doluyorum.
Ruhum alev alıyor, bedenim yanıyor,
Küllerim savruluyor.
Pencerene bak Marla;
Ben geldim,
Paramparça…
Marla!
En büyük çaresizliğim,
Yarım bıraktığım şiirim,
Sebepsiz sevdiğim…
Ama umudum, hep umudum…

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın