ELVEDALARI SAHİPLENİR GÖKYÜZÜ

 

ELVEDALARI SAHİPLENİR GÖKYÜZÜ

 

Önce aheste aheste yağan kar, süslediği kentlerden eriyerek kayboluyordu.

Başka şehirlerde bekleyenleri varmışçasına aceleciydi..

Güneşi bir kere görmesi yeterli olmuştu anlaşılan.

Kar taneleri, göğü süsleyen güneş ile buluşmanın sonuna kondurmuştu elvedayı. Güneş hazırlıklıydı vedalara. Vakti gelince o da ayrılıyordu sevdalısı olduğu gökyüzünden. Güneşin ayrılırken bıraktığı kızıllık hüzün müydü yoksa ayrılığa kızgınlık mı? Alışkın olmak yeterli miydi üzülmemek için?

Bulutlar görev başındaydı yine. Fark etmişlerdi göğe bırakılan hüzün damlalarını.Hüznü sahiplenip almışlardı yerlerini, göğün matem seven köşelerinde..

Mavilik gitmiş kızıllık hakim olmuştu göğe. Hüzün geçiciydi hayatın her anında olduğu gibi. Hissettirirdi ama kısa sürerdi. Yakardı belki canları ama kabuk bağlaması için de zaman tanırdı. Sevilmese de hüzün insanlar tarafından, hüznün insanlığı sevdiği aşikardı.

Bir elvedaya seyirciydi varlıklar alemi. Kış da vakti gelince elvedasını bırakıp gidecekti bahara. Her son vaktiyle esirdi elbet. Ondandı bu hüzünlü ayrılıklar. Ve insanlık seyretmekle mükellefti her değişimi.

Bu değişimi anlayanlara gelince…

Onlar gönüllerinde ferahlık, yüzlerinde gülümseme, ellerinde bir fincan kahve ile hayatı   yudumlamakta..

MERYEM BÜŞRA NUR AKHAN

        Ocak 2016,DENİZLİ

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın