Gerçeğe Yakın – Enes Özçelik

Senfonik yalanlarla kuruluyor dünyalar. Ufak depremler atlatamayan hikayeler. Birbirine güvenemeyen iki aşık. Ay ışığı altında dans eden iki yıldız. Birbirini görmeden seven iki masum. Durmak bilmeyen sıradanlık döngüsü. Sonra 8 şiddetinde yalnızlık. Yer ve göğün ortak serzenişi. Temiz kalpli bir çocuğun gökyüzüne bakışı, ilk görüşte yeşeren sevdanın en masum hali. Sıradanlaşmış değişiklikler. İstemsizce düşünülen insan ve kavuşma arzusu. Çarşaf misali dalgalanan suyun durgunluğu ve potansiyel hırçınlığı. Kendinden geçen insan toplulukları. Basit kağıtlara bağlı, saatlerce izlenen kara kutulara bağımlı hayaller ve şiddetli bir sarsıntı daha. Gürültü patlamaları, yıldırımların toprağı doyurması. Sonra yağmur. Gökyüzü ile yeryüzü arasında yaşanan anlamsız bir çok olayın sonucu. Yere düşen bir damla, bir insanın gözünden yahut bir bulut zerresinden. Dolmuş, taşacak yer arayan insan yürekleri. Hüznün simgesi yalnızlık senfonileri. Yanan sigaralar, dolan kül tablaları, ağlayan kadınlar ve ağladığını belli etmemeye muhtaç adamlar. Anlamsızca aynalara bakan gözler. “O” nu görmeye dayanamayan yürekler. Son sarsıntı ve yok oluş. Boşlukta süzülen iki göz yaşı damlası. Kulaklarını saran SES ve karşı koyma gayreti, ve bitti…

Instagram Hesabımız; kitapfoto

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın