Eski Topçular – İhsan Gülbilge

Bugün uzun zamandır geçmediğim yoldan gelmek istedim evime.Kendisine üvey evlat muamelesi yaptığımı hissettiğim, on, on beş adım daha fazla atmamak adına hep es geçtiğim yoldan, tekrar geçmek istedim. Tek bir kaldırım taşı bile değişmemişken öylesine değişik duygular hissettirdi ki bana. Her adımda kendimi gördüm, her yerde ben ve yaşanmışlıklarım vardı. Dayanamadım, duvarın üstünden kafamı kaldırıp okulun bahçesine baktım, göremedim.
Yaz tatili geleli bir ay olmuştu ve koskoca mahallenin, yüzlerce çocuğu arasından, okulun bahçesinde top oynayan çocuk sayısı sıfırdı(!) Bir ah çektim devam ettim yoluma. Yemek yemeyi, su içmeyi unutuyorduk biz zamanında oradayken. Annemiz babamız 4-5 kez çağırmaya geliyordu da her seferinde 5 dakikaya geliyorum diyip saatleri deviriyorduk. En büyük kavgamız topu atan alır’dan çıkıyordu. Mahalle maçındayken, milli takım forması giyiyormuşçasına gururla, hırsla oynuyorduk.
Nerdeydi bu çocuklar? Sabah en güzel yeri kapabilmek için erkenden gelen abileri vardı, bazen gelemezdik de bahçeyi dolu görünce, oynayanların yanına yaklaşır, ne zaman bitecek sorusuna cevap arardık çaresizce. Abilerinin yolundan neden hiçbiri gitmiyor?
Kendi kendime söylenirken evi geçmişim. Şimdi düşünüyorum da o zamanlara geri dönüp aynı şeyleri tekrar yaşamayı ne çok isterdim. Bu sefer, her gün dışarı çıkılmaz diyen anneme, bugün çıkmazsam ne zaman çıkacağım diyip her günü dolu dolu değerlendirmek icin elimden gelen her şeyi yapardım. Üstelik annem yarınlar çuvala mı girdi derken ona yarın her şey için çok geç olabilir anne de derdim. Fakat ne yazık ki, ne ben geriye döneceğim ne de çocuklar geçmişe yönelecek. Evlerindeki, bir kutunun içine saatlerce bakarak, yanlarında istedikleri abur cuburları yiyerek, ayağa dahi kalkmadan çılgınlarca top oynamak varken, abileri gibi güneşin altında kan ter içinde, elbiseleri batmış, ayaklarını yara bere içinde bırakmış bir oyunu istemeyecekler.

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın