Zaman – Buse Kevser Günoğlu

Zaman ileri alınmıyor doktor. Bir gürültülü çılgınlığa doğru sürükleniyoruz. Şairin göreceğimizi söylediği güzel günlere yetişemeyeceğiz zannımca. Dik yokuşlar, sarp kayalıklar çıkıyor mütemadiyen önümüze. Bir derin kimsesizliğin, kulakları sağır eden sessizliğine tahammüle mecbur bırakılıyoruz. Yalnız değiliz; kimsesizlikten kastımız, haddinden fazla hadsizin içinde yekpareliğimiz. Uçmak istemediğimiz halde uçuruluyoruz, uçtuğumuz için düşürülüyoruz her defasında. Anlamak namümkün. Ne lüzum var ki bunca uğraşa? Şayet isteselerdi kanatlarımızı çıkarıp kendimiz koyardık onların avuçlarına. Zaman geriye alınmıyor doktor. Herkesi, herşeyi koşulsuz, dünyalar kadar sevebildiğimiz yaşlara dönemiyoruz ne yazık. Karşımıza çıkan en büyük zorluğun tırmanmak için fazla düz olan meyve ağaçları olduğu, elmadan, pamuktan ve dahi horozdan şekerlerin yapıldığı, seccadeden, havludan oyuncak bebeklerin yapıldığı, yün yorganın ve yer yatağının büyülü olduğu o güzel zamanlar… Şairin göreceğimizi söylediği güzel günleri çoktan görmüşüz zannımca. Ve yine zannediyorum ki, tahammül etmek mecburiyeti yordu bizi. İhtiyarladık bu genç yaşımızda. Şimdi nasıl bir dünyadayız, bak etrafına. Artık büyükler bayram harçlıklarını mendillere sarmıyor. Çocuklar körebe, istop, yerden yüksek nedir, nasıl oynanır bilmiyor. Kimse portakalları ağaçların dalında yemiyor. Kirazlardan küpe yapanlar kalmadı bu günlerde. Yarım gün tutup, öğle ezanıyla iftar yaptığımız çocuk oruçlarımız kalmadı. Sobaların üstüne dizilen narenciye kabukları yok artık. Kimse hanımellerinin içindeki bir damla bal için heyecanlanmıyor bile şimdilerde…

Instagram hesabımız; kitapfoto

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın