İçim Benden Büyük – Roza Viyan

…   Kocaman bir ağacın gölgesinde ne kadar gitsen o kadar uzayan bir yalnızlık. Kaçsan, dönüp dönüp kendine hapsolduğun zamanlar, kalsan kendinden memnun olmamanın iç huzursuzluğu. Ne gidecek yerin ne kalacak gücün vardır. Ölmek acizlik yaşamak çaresizlik. Ölümü bekleyen bir hastanın bedenini saran acıları kabullenişi gibi. Geriye sadece beklemek kalıyor. Gelsin ve artık bitsin bu acı…  Bu cehennem, bu yangın, bu boğulası yerde herkesin kaderine biraz biraz kendi acısıyla ölmek mi kalıyor? Bir nehrin kıyısında akıntının azar azar çekmesini bekliyorum intiharsa bu, evet intihar ediyorum. Bir biçim sorunu olsa da tercihimde, kim yadırgayabilir ki beni. Seni senden çalan toplum değil diyen şair kadın geliyor aklıma. Benim yokluğum topluma böyle bir eksiklik yaratır mı? Biraz biraz eksik biraz biraz fazla geliyor etrafımdakiler, baş edemiyorum olanlara.  Çaresizlik diyorum sonra, böyle bir şey mi? Sonra ayaklarımdan başlayan uyuşma bedenime yansıyor. İçimde bir hayli zaman önce açılan yara dipsiz bir kuyuya dönüştüğünden, ayağım kayıyor ve içine düşüyorum. Bağırsam kimsenin duymayacağını bildiğim için sessizce düşüyorum. Nilgün, 5. kattan atlarken böyle miydi acaba? Düşmeyi ve ölmeyi mi bekledi? Düşerken kendime çarpıyorum, ne kadar da derinmiş içim. Ondan mi kimse göremedi, duyamadı beni. Sonra uyuşmalar artıyor ve sesler uzaklaşıyor. Ben sessizce ölürken, geriye yarım kalmış sözcüklerim kalıyor. Ben intihar mı ettim? Ne fark eder ki artık yaşananlara tepki vermiyorsam şayet…

 
 
 
 

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın