KIRMIZI

                                                                             KIRMIZI

    Hayatımda yaptığım büyük başlangıçlar var, en azından benim için olan büyük başlangıçlar. Bir yanda da bitişler var. Bazen başlamak için; bazen iyi bir insan olmak için bittiğim, bitirdiğim şeyler

    Çoğunlukla bir işe başladığımda, hayatıma bir insanı kabul ettiğimde, hatta bir düşünme akışı içinde bulunduğumda bile kendime kurallar koyuyorum. Bunları yapmak zorundayım, zorunda hissediyorum çünkü ben isteyerek öğrenmedim; yaşadıklarım, yaşattıklarım bunları bana öğretti. Yapmazsam neler olacağını gösterdi. Kötü bir insan olacaktım belki de. Ah, ya kötü bir insan olsaydım? Bu yüzdendir ki kurallarımın dışına çıkmam çok zor fakat hayat öyle ki, beni kurallaşmaya iterken bir yandan da kuralların dışına çıkmaya çağırıyor, her zaman zorluyor. Bir taraftan kural koydururken öteki taraftan onları yıktırıyor. Yoruyor. İşte tam o anlarda hayatımın rengi değişiyor. Yeni bir insanı hayatıma aldığımda, çok sevdiğim bir yazarın en sevdiğim kitabından başka bir kitabını okuduğumda, eve giderken yolumu uzattığım halde; yürümekten hoşlandığım sokaklarda yol çalışması olduğunda kalbim ve beynim alarm veriyor. Kalbim önce davranıyor; hayatımı kırmızıya boyuyor ve “Dikkat et!” diyor, “Dikkat et, bir şeyler değişiyor. Onları korumalısın.”. Beynim ise kalbimi telkin ediyor: “Bunlar iyileşme, güzelleşme ve yenilenmeler. Korkma buna da alışırsın, nelere alışmadın ki?” diyor.

     İçimde bir savaş, o kadar şiddetli olmasa da bir tartışma , sürüp giderken hayatım da bir yandan devam ediyor. Tartışma nerede başlıyor, ne zaman bitiyor fark etmeden ben o insanı tanıyorum, yeni bir en sevdiğim kitap oluyor ve yol çalışması bitiyor. Alışıyorum ve kırmızı perde tekrar açılıyor, oyun devam ediyor.                                                         

Beyza Uzun

 

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın