Zahiri Batıni – Selda İlter Köksalar

Zahiri olan ayan beyan ortada sanılırken, aslında batıni olan şeyler bambaşkadır bu dünyada. 
Aynanın ardındaki sırlı hali çok başka şeyler fısıldar insanoğluna. 
Kimimiz yorgunuz hayatın çıkmazın da, kimimiz de dargınız gönül aradığımız ruhlara. 
Dili başka, yüzü başka, ahı başka bedenlere haybeye hayalimizi anlatmaya çalışırız. Arada bunalıp sessizce sorarız kendimize;
Can’ın özü hangi renktir?
Ya da öz’ün rengine mi boyanmıştır ruhlarımız?
Bana göre, özün rengine bürünmüştür ruhlarımız. 
Şu bir gerçek ki o aynanın ardındaki sırra vakıf olabilmek için elimizde ki tek şey, öz’ümüzdeki cevherin rengidir.
Renklerimizi bulmalıyız. Rengarenk olduğumuzu keşfetmeliyiz. Ve bunu yaparken bize düşen, sezgilerimize güvenip, kalbimize yönelmek. Dinlemek, sakinleşmek ve tekrar tekrar kulak vermek o sese. Sebep aramadan, akışına bırakarak önümüze sunulanlar arasından tercihler yapmalıyız. 
Sonuç olarak tercihimizi yaparız. Bilerek ya da bilmeyerek kararlar alırız. Neticesine de tecrübe diyerek devam ederiz yaşam yolunda adımlamaya. 
Aslında unuttuğumuz, cevherin içinde hala keşfedilmeyi bekleyen ne çok bilinmezimizin olduğudur. 
Baktığımızı anlamlandırmayı seçmek en kolayıdır. Gerçek olan gönülden gördüğümüze mana yüklemektir. Bu mana da farkındalığı özümsemekten geçiyor. 
Tüm kainat, insanın kendi öz’ündeki rengini ve mucizesini anlaması için yaratılmış olmalı. Bu yüzden önümüze çıkan her sınav, ancak özümüzü keşfettiğimizde, renklerimizin büyüleyici yanına şahit olduğumuzda, bize sırlarını anlatacaktır. O sırlardır ki insan kalan yanımızın dünyaya tutunması için sebepler verecektir. 
Keşfettiğimiz renklerimizin manasında kaybolmamız dileğiyle..

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın