-Muş Gibi – Beyza Bayyar

Sayın bayım;

Keşke diyorum insanlar ilk tanıdığımız günkü gibi tazeliğini korusalar, hiç değişmeler. Anılarla dolu eski defterin arasına koyduğumuz papatyalar gibi zaman geçtikçe daha güzel koksalar, daha değerli olsalar. Buzdolabına taze koyduğumuz meyvenin biraz fazla beklemesi hasebiyle bozulması gibi yüreğimizde ve düşlerimizde insanları fazlaca bekletmemizden galiba bozulmaya yüz tutan meyvelere dönüşüyorlar sanki.

Evet bayım, tam olarak böyle düşünüyorum.

Samimiyeti kaybettiğimiz sokaklarda riyayı ve kendini beğenmişliği ilke edinmiş gibiyiz.Hep ötekini suçlamanın, kendimizi paklamanın peşine düşmüşüz.Vesikalık fotoğraflardaki gibi zorla gülümseyen simalardan ibaret,kalıplaşmış fikirlerin emir pirlerine dönüşmüşüz fark etmeden.

Haksız mıyım bayım ?

Haklıyım galiba haklı olmasına da…Yalnızca haklı olmanın bir anlam ifade etmediği aşikâr. Bundandır haklı olanların değilde güçlü olanların kazandığı kaidesinin bir gün bozulacağına inancımı yitirmeme de ramak kaldı. Bu kadar tutarsız olmanın çokta bir anlamı yok. Düşünüyorum da yalnızca birkaç güne sıkıştırılmış şahane dostluklar,büyük sevdalar biraz trajikomik. Basitleştirilmiş, sıradanlaştırılmış duygular insanın kendi kendini değersizleştirmesi değil de ne peki ? Eleştirilerinizden ve sahtelik kokan iltifatımsı bakışlarınızdan bir kaçış var mıdır ki? Bir gün öyle bir gün böyle; annesinden hangi oyuncağı isteyeceğini şaşıran kararsız çocuklar gibi şımarık; seviyormuş, umursuyormuş, düşünüyormuş, kıymet veriyormuş ya da önemsiyormuş gibi davranmaya ne gerek var ki?

Sahi bayım çok merak ediyorum;

“Muş” gibi davranmaya ne lüzum var ki ?

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın