Sabahattin Ali Anısına – Selluka

SABAHATTİN ALİ 

25 Şubat 1907’de Bulgaristan’da dünyaya gelir. Babası piyade yüzbaşısı Cihangirli Ali Selahattin, annesi Hüsniye Hanımdır. Babası edebi yönden kendini yetiştirmiş bir insandır. Tevfik Fikret ile arkadaşlığı vardır. Babası, Sabahattin Ali ile pazara çıktıkları zaman ondan çevresinde gördüklerini yazmasını istermiş. Yazarın edebi yönünün gelişmesinde ilk tohumları babası atmıştır. Babasının dediği üzere yazar yazmaya başlamıştır.  Kendisinin ifadesiyle: ‘’Bir keresinde yazıma şöyle başlamıştım: ‘ Sabahın erken saatinde pederimin latif sesiyle uyandım.’ Babam öfkelenmiş, ‘Hadi ordan, yalancı kerata. Sabahın köründe seni zorla yatağından kaldırıyorum. Babasının latif sesiymiş! Sesim sana latif gelir mi hiç! İçinden geldiği gibi yaz’, demişti.’’ Annesi diğer kardeşi Tevfik’i daha çok sever, Sabahattin Ali’yi azarlar hatta döverdi.  Bu ayrıcalıklı davranış Sabahattin Ali’yi derinden yaralamıştır. Bundan dolayı kimsenin kendisini sevmediğine ve sevemeyeceğine inanmıştır.  

Sabahattin Ali, ilk öğrenimini İstanbul, Çanakkale, İzmir ve Edremit’te tamamlamıştır. İstanbul Muallim Mektebi’ni bitirmiştir. 1 yıl Yozgat’ta öğretmenlik yaptıktan sonra Almanya’ya gönderilir. (1928-1930) Dönüşte Aydın ve Konya illerinde öğretmenlik yapar. Konya’da devlet büyüklerini hicveden bir şiiri sebebiyle bir yıl Sinop ve Konya cezaevlerinde yatar. (1932-1933) Sinop Cezaevi’ndeyken birçok öykü ve şiir yazar. Aldırma Gönül şiirini bu hapishanedeyken yazmıştır. 

   Görmesen bile denizi    

   Yukarıya çevir gözü 

   Deniz gibidir gökyüzü 

   Aldırma gönül aldırma      

Yazar 29 Ekim 1933’te Cumhuriyet’in onuncu yıl dönümünde çıkarılan Af Kanunu ile salıverilir. Yeniden öğretmenliğe başlar. 

Sabahattin Ali kimi sevdiyse karşılık görememiştir.  En sonunda 1935 yılında Aliye Hanım ile evlenir. Karşılıksız sevgi onun hikâyelerine ve şiirlerine iyi kaynak olmuştur.  

1934-1945 yılları yazarın en verimli dönemidir. İlk eseri 1934’te Dağlar ve Rüzgâr adlı şiir denemesi ile çıkar. Ardından Değirmen (1935), Kağnı(1936), Ses (1937), Yeni Dünya (1943) adlı hikâyeleri ve 1937’de Kuyucaklı Yusuf, 1940’da İçimizdeki Şeytan, 1943’te Kürk Mantolu Madonna romanları yayımlanır. 

1944’de İstanbul’da Marko Paşa adında mizahi dergi yayımlar.  Bu dergide yayımlanan bir yazısı nedeniyle 3 ay hapse mahkûm edilir.  Bir süre nakliyecilik yapar. Yaşamdan sıkılır. Türkiye’yi terk etme kararı alır. Ailesine ve arkadaşlarına haber vermez. Onlara mektup bırakır. Çalıştığı kamyon ile Bulgaristan sınırını geçmektir niyeti. Muavin olarak yanına Ali Ertekin’i alır.  2 Nisan 1948 yılında Bulgaristan sınırında ölü bulunur.Cinayeti Ertekin işlemiştir. Yaşanılanları şöyle anlatır: (…) Bu sözlerden sonra onun Türklükle alakası olmayan ve Türk milletine fenalık için harice kaçmak isteyen bir canavar olduğunu anladım. Zaten elinde de şişkin bir çantası vardı, bu çantada mevcut olması muhtemel olan evrakı düşündüm.  Heyecanım teessüre inkılâp etti. Titremeye başladım. Elimde sopa vardı, ayağa kalktım, gezinmeye başladım. Her geçen saniye asabımı bir kat daha sarsıyordu. Gözlerim kararır gibi oldu. İşte bu milli düşünce ile birdenbire irademi kaybederek elimdeki sopa ile kitap okumakta iken kafasının sol tarafına yüzüne doğru şiddetle vurdum. Suratı, gözlükleri, kulağı kan içinde kalmıştı. Arkasından aynı yere şiddetle bir daha vurdum. Bu iki darbeden sonra Sabahattin Ali sağ tarafına doğru yıkıldı. Ağzından burnundan kanlar boşaldı. Dikkat ettim. Hafif hafif nefes alıyordu. Bu defa üçüncü bir darbeyi ensesine vurunca nefesi tamamen kesildi. Ölmüştü.  

   1932’de yazdığı bir şiirinde anlattığı gibi:        

     Göklerde kartal gibiydim 

     Kanatlarımdan vuruldum 

     Mor çiçekli dal gibiydim 

     Bahar vaktinde kırıldım 

Cesedi bir çoban tarafından fark edilir Haziran ayında. Geleceği çok önceden görmüşçesine Sabahattin Ali, 1931 yılında yazdığı Dağlar şiirinde şöyle anlatmıştır: 

    Bir gün kadrim bilinirse 

    İsmim ağza alınırsa 

    Yerim soran bulunursa 

     Benim meskenim dağlardır 

Sırtına yüklediği dünyasından bize kalanlar, kitap, gözlük, kalem….

Instagram Hesabımız kitapfoto

 

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın