O Vakit Son Mimoza-Selluka

   Kışın ilk rengi mimozalar ile gelen, dilimizin usta öykücülerinden Cemil Kavukçu’nun kitabı “O Vakit Son Mimoza” okuyucularıyla buluşmak üzere raflarda yerini aldı. Normal zamanlardan geçmediğimiz şu devirde yazar bize öyküleriyle bir kez daha dostluğun varlığını hatırlatıyor.

   Kitapta dokuz öykü bulunuyor. Yazar bir önceki kitabında yaptığı gibi bu kitabında da öyküleri içiçe geçiriyor ve aynı hikayeyi farklı bakış açılarıyla okura sunuyor. Öykü kişileri başka hikayelerde farklı kimliklerle karşımıza çıkıyor.

    Çekirdek çitlerken gözleriniz bir anda dalar bilinmeyen zamansız ve mekansız bir yere gidersiniz ama hala çekirdek çitlemeye devam edersiniz ya işte öykülerdeki kahramanlar da o cinsten. Bu dünyadalar ama değiller. Hayali bir zamanda yaşıyorlar. İçlerinde hüzünlü yalnızlıkları barındırıyorlar.

    Yazar kitabın hacimli bir kısmında Mimoza Meyhanesi’nde yolları kesişen insanların hayatlarını anlatıyor. Bursa’nın İkizce köyüne sıkışıp kalmış hüzünlü insanların hayatları… Bu insanlar parası olmayan, zorla bir iş tutan kesimden. İçkiye verecek paraları olmadığı halde bir şekilde Mimoza’dan ayrılamıyorlar. Hikayelerin ana kahramanı ve aynı zamanda anlatıcısı olan Ressam Rüstem Mimoza’da insanların resimlerini peçeteye çizerek 50 gr içkiyi yudumlar. Hikayelerin gizemli kişisi Sabri Bey hayali arkadaşlarıyla her gün Mimoza’ya gelir. Herkes her defasında Sabri Bey hayretle izler. Kasabadan olmayan bu adamın hayali kişileri çok merak uyandırır.   Dörtgen öyküsünde yazar dört ayrı kenarı, ayrı bir hikaye konusu yapmıştır. Dörtgen Ressam Rüstem’in tabutunu simgeliyor. Her köşesinden bir dostu tutuyor.Bu hikayede yazmanın üstünde duruyor yazar: “Oysa yazmak düşüncenin yıldırdığı yerde (‘kırıldığı’ demek daha doğru olur belki) güç veriyor insana…”

     Zamansızlık öyküsünde yazar, alzheimer hastası olan bir kadın ve oğlundan bahseder. Anne zaman ve mekan kavramnı yitirmiştir. Anne ile oğul ayrı zaman ve mekandadır: “Ormanda tek heceli sesle belli aralıklarda öten kuşu nasıl anlamıyorsam annemi de anlayamıyordum.” Oğlu, çoçukluğunun çizgi kahramanlarıyla rüyalara dalar: “Tommisk, Doktor Salloso, Konyakçı, Çelik Bilek…”

    Cemil Kavukçu, kitabında küçürek öykülere de yer veriyor. Bu öyküler kitaba renk katmış. Kimi öyküler resmedilmiş. Tüm öykülerinde yazar hayatın pembesini değil de hüzünlü rengini işlemiş.

    Cemil Kavukçu anlattığı bu hüzne karşılık okuyucuyu umutsuzluğa düşürmüyor. En umulmadık zamanda ağaç dallarını yeşertiyor.Kışın ortasında mimozaları açtırıyor.

Instagram hesabımız kitapfoto

Your reaction

NICE
SAD
FUNNY
OMG
WTF
WOW

Bir Cevap Yazın